• Demokratya Misafir

Sıkıştırılmış Roma

Murat Uvut Demokratya için yazdı.



Çeyiz sandığında saklanmış, öylece usul usul kalmış Anadolu’nun eski şehirlerden biri Kütahya. Şimdi hep birlikte bu sandığı açalım. Bunu yaparken şehrin tarihine, kültürel mirasına göz atalım. Kendimize bir istikamet belirleyelim. Bu yolculuğu yaparken istikametimizi, bugünden geçmişe doğru bir doğru çevirelim. Çünkü böylesi daha kolay olacak.

Benim Kütahya ile tanışmam Dumlupınar Üniversitesi’yle oldu. Aslına bakarsanız ilk başta Kütahya'ya karşı önyargılı olduğumu bile söyleyebilirim. Lakin Kütahya bana kollarını açtı ben de ona sarıldım ve ben sarıldıkça yüzümü onun tarihsel, kültürel derinliğine doğru çevirdim.

Bu derinliğe giriş yapmadan önce Sevgi Yolu’ndan bahsedebiliriz. Burası şehrin kalbinin attığı bir yer. Kütahya’da alışveriş yapılacaksa, birileriyle buluşulacaksa buraya gidilir. Bazen de sırf nefes almak için yürüyüşe çıkıldığında buradan geçilir, o esnada mutlaka tanıdık biriyle denk gelinir, ayak üstü sohbet edilir...

Önceden trafiğe açık olan Sevgi Yolu 2007 yılında trafiğe kapatılarak bugünkü halini almıştır. Hadi Sevgi yolundan biraz daha yukarıya çıkıp Ulucami’ye uğrayalım. 1381’de Germiyan Beyi olan Süleyman Şah’ın kızı Devletşah Hatun ile evlenen Yıldırım Beyazıt tarafından Kütahya Ulu Cami’nin yapımına başlanır. Lakin Ankara Muharebesi’nde esir düşüp vefat ettiği için tamamlanması 1410'da oğlu Musa Çelebi'ye kısmet olur. Kanuni, Rodos ve daha sonrasında Irak Seferine giderken bu camide namaz kılar ve caminin tadilatı ve bakım çalışmaları için Mimar Sinan’ı görevlendirir.

Biraz daha ilerleyip etrafında kuyumcuların ve esnafın en çok bulunduğu, 15. yüzyılda yapılmış olan Büyük Bedesten’e uğrayalım. Burası Kütahya’yı gezmek isteyenlere mutlaka önerdiğim noktalardan bir tanesi. Burada yer alan duvar üzerinde oldukça ilginç bir figür var. İki aslan ve bunların ortasında bulunan ağaç figürü...

Ben ziyaret ettiğimde ne yazık ki burası milyoncu konseptinde bir işletmeydi. Buraya üç dakika yürüyüş mesafesi uzaklıkta meşhur Germiyan Sokağı var. Burada bizi çinilerle süslenmiş bir çeşme ve çeşitli konaklar karşılar. Bu sokakta Kütahya’ya gelince mutlaka uğranması gereken iki müze bulunur. İlki Sıtkı Olçar Çini Müzesi. Sıtkı Olçar, müzenin isminden de anlaşılacağı üzere çini ustasıdır. Üstat Olçar, Kütahya ve Kütahya çinisi üzerine pek çok çalışma yapmıştır. Kütahya’nın değerlerinin tanınması üzerine üstün gayretler sarf etmiştir. Bu müzeye girdiğimizde kendisinin kullandığı araçları ve çektiği fotoğrafları, ürettiği eserleri görürüz. Hemen bu müzenin yanında Kütahya Kent Tarihi Müzesi yer almaktadır. Bu müze Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyanoğulları, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine dair şehir belleğini ve kimliğini canlı tutar.

Aya Haralambos Başmelek Rum Ortodoks Kilisesi şu an insanın içini acıtan harap bir halde. Bu kilisenin yapımına 1834 yılında başlanmıştır. Mimari açıdan İznik Ayasofya Cami ile benzerlik gösterir.

Bizans mimarisi özellikleri taşıyan yapının kilise binasından ayrı olarak avlusunda orta uzunlukta, sade ve estetik bir çan kulesi vardır. İbadethanenin avlusunda ise iki küçük vaftiz havuzu da bulunmaktadır. Kabaca dikdörtgen yapıdadır ve apsis kısmının bulunduğu tarafı oval biçimdedir. Artık şöyle bir şehrin manzarasını seyredebileceğimiz Kütahya Kalesine çıkma zamanı geldi. Bu kale Bizanslılar tarafından 5.yüzyılda inşa edilmiş, daha sonra Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlılar tarafından bu kaleye eklemeler ve onarımlar yapılmıştır. Evliya Çelebi’ye göre Kütahya Kalesi yetmiş iki burca sahiptir. Kalenin içine 1973 yılında bir gazino inşa edilmiş. Döner Gazino adıyla bilinen bu yapı hem Türk Alman dostluğu adına hem de o yıllarda Almanya’ya giden işçi vatandaşlarımız için yapılmıştır.

Saymakla bitmeyecek kadar tarihi dokuya sahip olan Kütahya’nın antik tiyatrosuna gidelim. Bu tiyatro, Çavdarhisar’da yer alan Aizanoi Antik kentindedir.

Aizanoi Antik Kenti Bu antik kentte insanların MÖ 2500 ile 2800 yılları arasında yaşadığı tespit edilmiştir. Kentin Roma hakimiyetine geçiş tarihi ise MÖ 153’tür. Kentin en parlak dönemi MS 2. ve 3. yüzyıllardır. Nüfusu MS 2. ile 3. yüzyıllarda 100.000 ila 120.000 arasındadır. Aizanoi Antik Kentinin şu anda %10 kadarı toprak üstünde çıkarılmıştır ve ziyaret edilebilir vaziyettedir.

Aizanoi Antik Kenti, Zeus Tapınağı, stadyum, tiyatro kompleksi, macellumu, iki Roma Hamamı, antik barajı, sütunlu caddesi, iki tane Roma Köprüsüyle Roma döneminin en önemli kentlerindendir. Kentteki Zeus Tapınağı bir tepe üzerine kurulmuştur ve şehrin en önemli dinsel yapılarından biri olarak görülür. Ayrıca dünyanın en iyi korunmuş Zeus tapınakları arasında yer alır. Etrafındaki sütunla çevrili mekanın üstünün mermer kirişlerle kaplı olması nedeniyle bu tapınak "pseudodipteros" denilen plandaki tek örnektir. Şehrin kuzeyinde 13500 kişi kapasiteli stadyum ve 15000 kişi kapasiteli tiyatro bir kompleks şeklinde yapılmıştır. Bu kompleks antik dönemde Aizanoi'den başka hiçbir yerde görülmemektedir. MS 2. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen Aizanoi Macellum'u, dünyanın ilk borsalarından biridir. Macellum'un duvarlarında İmparator Diocletianus'ın MS 301 yılında enflasyonla mücadele için tespit ettiği imparatorluk pazarlarında satılan malların fiyatlarının yer aldığı ve günümüze kadar oldukça iyi durumda korunmuş olan yazıtlar bulunmaktadır.


Benim bu kente aşık olma sebebim ise bir antik kentin bu kadar iyi şekilde korunmuş olması ve o alanda yürümeye başladığınızda sanki bir Romalı vatandaş size gelip bir şeyler soracakmış hissiyatı uyandırmasıdır.


Kütahya dönemin önde gelen uygarlıkların yaşadığı ve bu uygarlıkların bize miras olarak bıraktığı birçok eserin dolaşırken bile karşınıza çıktığı bir şehirdir. Başta belirtiğim gibi Anadolu’nun eski yerleşimlerinden biri olan, çeyiz sandığında saklanmış, öyle usulca kalmış bir şehir...


Kütahya'nın dokusunu ve yaydığı enerjiyi elimden geldiğince aktarmaya çalıştım. Bir gün bu dokuyu ve enerjiyi daha iyi hissedebilmek için mutlaka Kütahya'ya uğramalısınız.


*Bu makalede yer alan fikirler yazarın sorumluluğundadır ve Demokratya'nın yayın politikasını temsil etmeyebilir.

1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Stockholm Cumhuriyeti Apartmanı

Ormanda kaybettiği anahtarını ana caddedeki sokak lambasının altında arayan birisine nasıl yardım edebilirsin? Ülkedeki politik...

Demokratya_Başlık.png

© 2020 by Demokratya

  • Instagram - Beyaz Çember
  • Facebook - Beyaz Çember
  • Heyecan - Beyaz Çember